Make your own free website on Tripod.com

ANA SAYFA         

Çerkeşli Köyü

Ana SayfaGenel BilgiErişim BilgileriResimler

Çerkeşli  Köyü’nün Gebze ilçe merkezine uzaklığı 18 km olup bu köye İstanbul – Ankara asfaltı  olarak bilinen E-5 karayolunun Dilovası kesiminden kuzeydoğu yönüne ayrılan 6 kilometrelik bir asfalt yolla ulaşılır. Gebze ilçemizin en büyük köyleri arasında yer alan Çerkeşli Köyü’nün 1990 yılı nüfus sayımı kesin sonuçlarına göre nüfusu 877 olup köy yaklaşık 180 haneden ibarettir. 2000 nüfusu 962’dir. Köy muhtarı Mehmet Tuna’dır. Köyün belli başlı gelir ve  geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olup Dilovası-Çerkeşli ve ÇerkeşliTavşancıl arasındaki arazide bu köylülere ait üzüm bağları ve kiraz bahçeleri bulunur. Köy yakınlarında büyük ve modern bir tavuk çiftliği mevcut olup yine köy yakınlarında hayvan ağılları bulunmakta , bu hayvanlardan elde edilen sütler Gebze ve İstanbul’da bazı şirketlere ucuz yollu olarak pazarlanmaktadır. Yine son 10-15 yıldır Dilovası’nda sanayinin iyiden iyiye gelişmesi sebebiyle Çerkeşli Köyü’nden birçok vatandaş bu nimetten yararlanmakta , bu fabrikalarda çalışıp kendilerine gelir temin etmektedirler. Köyde Hereke tipi halı dokumacılığı ileri olup köyde dokunan halılar cumartesi günleri Hereke’de kurulan halı pazarında satılır. Çerkeşlinin özellikle çavuş üzümü halen ünlüdür. Ballıkaya havzasının kuzeydoğu kesiminde yer alan Çerkeşli Köyü , Belen ovasının da hemen güneydoğu kesiminde yer alır. Köyün üç tarafı pek yüksek olmayan dağlarla çevrilidir.

Çerkeşli’nin güneybatı kesiminde Dilovası Kasabası , güneydoğusunda Tavşancıl , ve Yukarı Hereke ,kuzey kesiminde Tepecik köyü kuzeybatıda Köseler Köyü’ batıda Demirciler Köyü, güneybatıda Tavşanlı Köyü vardır. Köyde bugün bir camii , Nuh Çimento Fabrikası tarafından 1990 yılında yıktırılan elli senelik ilkokulun yerine bir ilköğretim okulu , bir düğün evi , 3 kahvehane , 1994 yılında tamamlanan bir sağlık ocağı binası , şimdi çalışmayan ufak bir değirmen bulunmaktadır. Bu köy 1974’de elektriğe 1993 yılı başında da her eve olmak üzere telefona kavuşmuştur. Öte yandan sağlık ocağı binası için köyde 1985 yılında hayırsever bir vatandaş 2500 metrekarelik bir yer bağışlamıştı. Sağlık ocağı 1993 yılında bu bağış yerine inşa edilmiştir.

  Çerkeşli orman yönünden pek zengin olmayan bir köydür. Ancak yine de Çerkeşli –Tepecik köyleri arasında çukurluk ve düz olan geniş bir alan ağaçlıktır. Sağlam bir koruyu andıran bu alanın özellikle batı yönü yüksek dağlık şeklindedir ve Tepecik-Köseler yolu buradan geçer. Köyde 70 ton kapasiteli su deposu vardır.

  Çerkeşlinin güney kesiminde Dilovası'na giden asfalt yolun doğu kesimi piknik yapmaya müsaittir. Dilovası ve çevre köylerden pek çok kişi buradaki bir çeşmenin (Akpınar) başında piknik yapıp hafta sonlarını değerlendirirler. Çerkeşli Köyü ile Tavşancıl kasabası arasındaki şose yol 1994 yılında Tavşancıl belediyesi'nin çalışmaları ile asfaltlandı. Bu yolun açılışı belediye belediye tarafından mayıs 1994'te gerçekleşti.

 Çerkeşli Köyü'nde spor kulübü olarak Çerkeşli Köyü Amatör Spor Kulübü mevcuttur. Yine Çerkeşli Köyü'nde bulunan Avcılık ve Atıcılık kulübü, her yıl köyde ödüllü atışlar düzenler. Geleneksel hale gelen bu atışlarda birinci gelene çifte kırma av tüfeği, ikinciye de tek kırma av tüfeği hediye edilir.
 
 Çerkeşli Köyü'nün tarihi geçmişi oldukça eski zamanlara dayanmaktadır. Anlatılanlara göre bu köyün en eski yerleşim yeri bu günkü Çerkeşli ile Yukarı Hereke arasındaki Altınoluk mıntıkası(diğer bir adıyla Kocataflan mevki) imiş. Bu günkü Çerkeşli Köyü'nün yaklaşık 8 km kadar kuzeydoğusunda kalan eski Altınoluk Köyü günümüzden yaklaşık olarak 1000 sene evvel kurulmuş olup yine günümüzden yaklaşık olarak 400 sene evvel tarihe karışmış olsa gerektir. Bu gün her ne kadar Altınoluk Köyü'nden hiçbir eser   kalmadıysa da bu mevkide çok eski bir Rum mezarlığının yeri bellidir.Yine burada antik döneme ait olduğu sanılan  bir kaya mezarı bulunmaktadır.Bu yöre bugün büyük ihtimalle Yukarı Hereke'nin sınırları içerisinde kalmaktadır.Tamamen Rum Köyü olduğu sanılan bu köy yöre Türkleştikten yaklaşık 150 sene sonra tarihe karışmışlardır.

 Ayrıca köyün güneybatı kesiminde Ören mevki denen yerde Lefter mezarları denen üç lahit türü mezar bulunuyor kimisine göre Ceneviz mezarları olarak da adlandırılan bu mezarlar gerçekte bu yörede Türkler döneminde korku salan soyguncu bir Rum eşkıyasına aitmiş.

 Öte yandan bu günkü Çerkeşli Köyü'nün günümüzden yaklaşık olarak 575 sene evvel Çelebi Sultan Mehmet Han(1413-1421)zamanında yöreye gelen Türkler tarafından kurulduğu bilinmektedir.Bu köyün(Kalburcu'da olduğu gibi)bu bölgede o zamanlar Bizanslılar'la yapılan bir savaştan sonra kurulduğu bilinmektedir.

 İlk olarak Orhangazi döneminde 1328 yılında Türkler tarafından fethedilen Gebze yöresi 1403'de Bizans'a bırakılmış,1404'de tekrar alındıysa da 107'de yine Bizans'a bırakılmış,1410'da Bizans'tan geri alınıp 1411'de yapılan bir antlaşmayla son defa Bizans topraklarına terk edilmiştir. Daha sonra 1419 tarihinde Osmanlı Padişahı Çelebi Sultan Mehmet bölgenin tekrar fethedilmesi için Timurtaşoğlu Umur Bey'i görevlendirmiş, Hareke'nin fethedilmesinden sonra Osmanlı ordusu Gebze üzerine doğru ilerlerken bir  Bizans ordusuyla karşılaşılmış,yapılan şiddetli bir meydan savaşından sonra Türk ordusu zaferi kazanmış ancak bu savaşta Çerkeş bölüğünden (ki o zamanlar bölükler memleketlere göre ayrılmış)fakat dört kişi ya da dört kardeş birden şehit düşmüş ve bu bölgeye gömülmüşler. Bu mezarların başına da birer nöbetçi asker dikilmiş.Yine anlatılanlara göre bundan sonra Çankırı'nın ilçesinden bu dört şehit askerin anne-babası ve akrabaları yedi hane olarak gelip bu bölgeye yerleşmişler.Şehitlerinin bulunduğu bu yörede bir köy kurmuşlar ve kurulan köye de Çerkeşli adını vermişler.Bu isim de kurulduğu günden beri değişmeyerek zamanımıza kadar böylece gelmiş.

Kurtuluş Savaşı yıllarındaki Çerkeşli Köyü : Köy Milli Mücadele yıllarında çok sıkıntılı günler geçirmiştir.1336'da (1920) Çerkeşli Köyü'ne gelen Yunan askeri birlikleri köyü kuşatmışlar ve köy halkını sıkıştırarak zorla Yunan askerlerinden memnun olduklarına dair mazbata düzenlemelerini istemişlerdir.

Cumhuriyet Dönemindeki Çerkeşli Köyü: Bu köy 1941 yılında ilkokula kavuştu. O dönemlerde köy olarak Gebze'de yalnızca Tavşancıl'da okul vardı. Çerkeşli okula kavuşan ikinci köyümüzdür. Köy camii 1956 ve 1991 yıllarında esaslı birer onarım görmüş olup son onarımda yeni bir şadırvan eklenmiştir.

1967 Kocaeli yıllığında 1965'in Çerkeşli Köyü için şu bilgiler veriliyor: Toplam nüfusu 808, bunun 433'ü erkek 375'i kadınlardan oluşuyor. Köyde okuma yazma bilenlerin sayısı ise 521 kişi. Bu köy o dönemde Hereke nahiyesine bağlıydı ve Gebze'nin Tavşancıl(1296),Kalburcu(1042),Güzeltepe(907) ve Tavşanlı '(820)dan sonra en büyük köyü idi. 

Çok yakın bir tarihe kadar Çerkeşli Köyü'nün sınırı İzmit Körfezi'ne kadar iniyordu.

Eynerce Deresi ile Dilderesi arasındaki Diliskelesi yada Dilovası olarak adlandırılan kesim Çerkeşli Köyü'ne aitti. Eynerce deresinin diğer kısmı Tavşancıl Köyü'ne aitti. Dilovası kesiminde Çerkeşli Köyü'nün bağ ve bahçeleri bulunuyordu. 1955 yılına doğru yaptırılan E-5 karayolu Dilovası'ndan da geçirildi. Buraları değer kazandı. Buralarda ilk olarak 1954' Marshall Boya Fabrikası, 1966'da Çolakoğlu, ardından Basf Sümerbank, Nasaş, Diler Demir, Olmuksa-Alemdar gibi bir çok fabrika kurulmaya başladı. Çerkeşlinin Dilovası kesimi artık bağlık bahçelik değil, sanayi alanıydı. 1965'ten sonra Dilovası kesimi sanayi alanı olunca yeni iş sahaları açıldığından buraya Doğu Anadolu bölgesinden göçler başladı. Artık bağ ve bahçe yerleri çoktan satılmış, buraları yerleşim yerleri olmaya başlamıştı.  

1970 yılına gelindiğinde Çerkeşlinin nüfusu 1226 olarak belirlendi. Bu nüfusun 400 kişilik bölümü aşağı kesimde kalıyordu. 1970'ten sonra göçler iyice arttı. Artık Çerkeşli Köyü'nün ahalisi de aşağı kesime inmeye başlıyordu. Ancak yinede nüfusun büyük bir bölümünü Karslılar, Ağrılılar, Erzurum ve Gümüşhaneliler oluşturuyordu. 1980 yılında nüfus 4000'leri buldu. 1985'teki sayımda ise 7227 kişilik nüfus ile Çerkeşli, Kocaeli bölgesinin en büyük köylerinden birisi durumundaydı. 31 Aralık 1986 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan bir karar ile 8500 nüfuslu Çerkeşli Köyü ile 3800 nüfuslu Muallimköy birleştirilerek Dilovası'nda toplam 1200 nüfuslu bir belediyelik kararlaştırılmış, söz konusu belediye 7 Haziran 1987 tarihinde yapılan belediye başkanlığı seçimlerinden sonra Dilovası Belediyesi adı altında hizmete başlamıştır. Bu arada yukarı Çerkeşli Köyü ile asıl Muallim Köyü(650 nüfuslu) nün daha sonra (ekim 1987de)Dilovası Belediyesi'nden ayrılıp tekrar müstakil bir köy durumuna getirilmesi için bir referandum yapılmış, Çerkeşli Köyü ve Muallimköy Haziran 1988 tarihinde İçişleri Bakanlığı'nın onayıyla Dilovası beldesinden ayrılıp tekrar müstakil birer köy durumuna gelmişlerdir.  

Cuma günleri bir minibüs köyden Gebze'ye gelip ikindi vakti yine ya da 3  saat arayla her gün bu köye sefer düzenler,ayrıca bu köye Dilovasın'dan özel minibüs ve fabrika servisleri ile ulaşılabilir. Gebze Halk Eğitim MÜDÜRLÜĞÜ bu köyde hemen hemen her yıl genç kızlar için el sanatlarıyla ilgili kurslar düzenlenmektedir.
 

Çerkeşli Köyü tarihi eser yönünden  pek zengin sayılmaz. Bu köyde tarihi eser olarak köy meydanındaki Osmanlılardan kalma Çerkeşli Köyü çeşmesi gösterilebilir. Birkaç yüzyıllık olan bu çeşme yakın bir zamanda onarılmıştır. Köy yakınlarındaki Lefter mezarları ve birkaç türbe de tarihi eser olarak gösterilebilir.
 

Öte yandan  Çerkeşli Köyü'nün kuzeydoğusunda yer alan Altınoluk mevkiindeki bir kaya mezarının Romalılar ya da erken Bizans dönemine ait olduğu sanılmaktadır.Antik döneme ait olan bu mezarın üzerine doğu tarafındaki taştan merdiven ile çıkılmaktadır.Mezarın üzerinden büyükçe bir parça kimliği belirsiz defineciler tarafından kopartılmıştır.Bu mezarın Roma İmparatoru Büyük Konstantin'in mezarı olduğu benzetmesi yapılır. Bilindiği gibi İmparator Konstantin Sasani devleti üzerine sefere çıktığında Hereke (antik Galakrene)kasabasına geldiği bir sırada rahatsızlanmış,doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak 22 Mayıs 337 tarihinde Hereke' ölmüştür."Nikomedia Tarihi" adlı eser araştırmacı Edd Naunan'a da dayanarak Altınoluk'taki mezarı kastederek Büyük Konstantin'in ölümünden sonra Yukarı Hereke yakınlarına gömüldüğünü iddia etmektedir.Ancak Altınoluk'taki kaya mezarlarından herhangi birisinin Büyük Konstantin'in mezarı olmadığı anlaşılmıştır.

Altınoluktaki yazıtlı mezar taşının üzerindeki eski Rumca yazılar İstanbul'daki bir tercümana okutulmuş,burasının bir tapınak papazına ait olduğu anlaşılmıştır.

                                                                                                                                                                                                                                     YUKARI